Cengo'nun son yazdığı sıkıcı yazıdan sonra (hell yeah, yurtdışındayım ama sıkıcı yazabiliyorum, ne güzel değil mi?) büyük travmalar geçirdiğini biliyorum. Herşeyden haberim var. Merak etme. Çatma, kurban olayım kaşlarını sevgili okuyucu. Trip yapma bana.
Neyse sevgili okuyucu, belki biliyorsundur, ben artık frenk ilinin tulus kasabasına taşınmış durumdayım ve ne yazık ki cengo insanı ile aramdaki mesafe km cinsinden daha kısa. Fakat ben cengo ile arama her zaman bir mesafe koymayı bilmişimdir, merak etme. Şüphesiz artık kuş uçuşu daha yakınız diye cengo insanı bana gelmeye kalkışabilir, öyle denyoluklar yapabilir. Ama içim rahat sevgili blogger. Neden? Çünkü cengo dengosu beni tunus'a gitti biliyor. Ona tulus dedim, cahil olduğu için tunus anladı. Ama cahil olduğu için cengolok türünü yargılamıyorum. Önyargı hiç yapmıyorum zaten. Önyargı, önsevişme falan, bunlar frenk adetleri zaten. Ben tulusa batının tekniğini almaya geldim. Ahlakını tabi ki almayacağım. Ama cenk kişisi batının ahlakını da alıp gelecek türkiyeye. Kesin bak. Aleksi demişti dersin sonra.
Fakat yine de cengoyu sevelim, sayalım. Sonuçta onun hiç suçu yok bence. İçinde yaşadığı toplum onu bu yaptığı hatalara yönlendiriyor hep.
Buradan hep beraber cengola insanına seslenelim.
Cengo,
her ne kadar batı hayranı olsan da seni herşeye rağmen, tüm denyoluklarınla, tüm hıyarlıklarınla seviyoruz. Yeter artık, evine dön. Optm kib bye.
Seni seven
KorumFarkı takipçileri
No comments:
Post a Comment